Tipo - Tempra Sevenlerin Forumu Forum Ana Sayfa Tipo - Tempra Sevenlerin Forumu
Herşey Fiat Tipo - Tempra için ...
 
 SSSSSS   AramaArama   Üye ListesiÜye Listesi   Kullanıcı GruplarıKullanıcı Grupları   KayıtKayıt 
 ProfilProfil   Özel mesajlarınızı kontrol etmek için giriş yapınÖzel mesajlarınızı kontrol etmek için giriş yapın   GirişGiriş 

Tipo genel motor ile ilgili sorunlar ve yorumlar ...
Sayfaya git 1, 2, 3, 4  Sonraki
 
Yeni başlık gönder   Başlığa cevap gönder    Tipo - Tempra Sevenlerin Forumu Forum Ana Sayfa -> MOTOR AKSAMI
Önceki başlık :: Sonraki başlık  
Yazar Mesaj
Ads






Tarih: Sal Eyl 16, 2014 2:55 am    Mesaj konusu: Ads

Başa dön
juniortom
Site Admin
Site Admin


Kayıt: 23 May 2008
Mesajlar: 2398
Konum: DENİZLİ

MesajTarih: Cmt May 16, 2009 3:22 pm    Mesaj konusu: Tipo genel motor ile ilgili sorunlar ve yorumlar ... Alıntıyla Cevap Gönder

Motor aksamı ile ilgili bütün bilgilerimizi bu bölümden devam ettirelim ...

İyi forumlar , kolay gelsin ...

_________________
tipo.forumup.com
Başa dön
Kullanıcının profilini görüntüle Özel mesaj gönder E-posta gönder Yazarın web sitesini ziyaret et MSN Messenger
juniortom
Site Admin
Site Admin


Kayıt: 23 May 2008
Mesajlar: 2398
Konum: DENİZLİ

MesajTarih: Prş May 21, 2009 8:44 am    Mesaj konusu: Rektifiye işlemi nedir ? Alıntıyla Cevap Gönder

Rektifiye işlemi nedir Wink


Motor parçalarında ki aşınmalar sebebi ile motor rektifiye olur, her motorun belirli bir ömrü vardır yapılan kilometreler, oluşan aşınmalar motorların yenilenme işlemine ihtiyaç duymasını sağlamaktadır. Rektifiye esnasında aracın motoru tamamen parçalara ayrılarak bir dizi işlemlerden geçirilir ve yeniden toplanır, bu yüzden yapılan rektifiye işleminin kusursuz olması gerekmektedir.


Motorun önemli parçaları nelerdir?

Motorun Yağlama Sistemi

Piston, Segman ve Pimler

Egzantrik Zinciri veya Triger Kayışı

Silindir Kapağı

İtici Çubuklar

Volant Dişlisi

Krank

Anayataklar

Piston Kolu

Kolyataklar

Yağ Pompası

Piston Hareketi

Silindir

Yağ Keçeleri

Yağ Kontrol Çubuğu

Yağ Filtresi

Yağ Kanalları

Yağ Karteri

Bizim tipolarında bu rektifiye işlemi maliyeti çok yere göre değişiyor.
Ancak ben kendi aracıma 1.300 liraya falan yaptırdım.
Yaptırdıktan sonra gerçekten motor sıkıntısı ortadan kalkıyor.
Periyodik bakımlarım dışında servise yolum düşmüyor.

_________________
tipo.forumup.com
Başa dön
Kullanıcının profilini görüntüle Özel mesaj gönder E-posta gönder Yazarın web sitesini ziyaret et MSN Messenger
juniortom
Site Admin
Site Admin


Kayıt: 23 May 2008
Mesajlar: 2398
Konum: DENİZLİ

MesajTarih: Prş May 21, 2009 7:25 pm    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Gönder

Pratik Motor bakımları ...


OTOMOBİL İLE İLGİLİ YAŞANABİLECEK OLASI PROBLEMLER VE ÇÖZÜMLERİ DERLENMİŞTİR.

SOĞUTMA SUYUNUN DEĞİŞTİRİLMESİ

Radyatörün düzenli olarak temizlenmesi araç bakımının can alıcı bölümlerinden biridir.

Aracınızın soğutma sistemi, motorun ürettiği fazla ısıdan aracınızı korur ve motorun doğru sıcaklık aralığında çalışmasını sağlar. Soğutma sistemini pas, tortu ve kirleticilerden korumak radyatörün ve motorun en iyi çalışma koşularında kalmasına yardım edecektir.

Radyatörü her iki yılda bir temizlemelisiniz.

İHTİYACINIZ OLANLAR
• Antifriz (4-8 litre)
• Damıtılmış Su (4-8 litre) Drenaj kabı ya da kovası
• Püskürtme ağızlı bahçe hortumu
• Bir çift çalışma eldiveni (tercihen su geçirmez)
• Yumuşak kıllı naylon fırça
• Bir kova dolusu sabunlu su
• Koruyucu gözlük

Sıcak radyatör kapağını asla açmayın!

ADIM 1 - BAŞLAMADAN ÖNCE
İlk olarak ve her şeyden önce motorun soğuk olduğundan emin olun.
Isınmış bir motor, radyatörde yüksek basınç altında ve sıcak olan bir soğutma suyu demektir – ve radyatör kapağını açtığınızda muhtemelen fışkırma yapacaktır.

ADIM 2 - RADYATÖRÜ TEMİZLEYİN
Motor kapağını kaldırın ve kazara kapanmasını önlemek için güvenli bir şekilde açık kalmasını sağlayın. Naylon fırça ve sabunlu suyu kullanarak radyatör ızgarasında toplanan ölü böcekleri ve parçaları yavaşça fırçalayarak temizleyin. Fırçalamayı radyatör plakaları doğrultusunda yaptığınızdan emin olun. Metal narin olduğundan tersi yönde fırçalandığında kolaylıkla eğilebilir. Bu şekilde temizlendikten sonra, tüm parçaların yok edilmesi için ızgaranın üzerine hortumdan yavaş bir hızda çıkacak şekilde su püskürtün.

Sadece iki yılda bir radyatörü temizlemeniz zorunlu olsa da, radyatör ızgarasının yaklaşık her 20.000 km.de bir temizlenmesi iyi olacaktır.

ADIM 3 - BOŞALTMA KABINI YERLEŞTİRİN
Soğutma suyunun doğru bir şekilde boşaltılması çok önemlidir. Soğutma suyu çok zehirlidir ancak çocuklara ve hayvanlara çekici gelecek derecede tatlı bir kokuya sahiptir. Sıvının boşaltılması sırasında araç başıboş bırakılmamalı ve boşaltılan su öylece yere akıtılmamalıdır. Kullanacağınız kabın mutfakta da kullanılmadığından emin olun- tek kullanımlık bir kap en idealidir. Kabı aracın altına kaydırın ve radyatörün tahliye valfini (çekvalf olarak da bilinir) ortalayacak şekilde yerleştirin.

ADIM 4 - RADYATÖR KAPAĞINI KONTROL EDİN
Radyatör kapağı, motoru soğuk tutması için radyatör içindeki soğutma suyunu kapalı ve basınç altında tutar. Soğutma suyunun basıncı motor tipine göre değişir ve basınç derecelendirmesi kapağın üzerinde gösterilmiştir.

Radyatör kapağı; geniş ve düz metal üst taraf ile alt taraftaki daha küçük kauçuk conta arasında gerilmiş bir bobin yayı içerir. Yay ile kauçuk conta arasındaki gerginlik kapağın basıncı tutmasını sağlar. Yani bu ikisini sıkıştırmak kolaylaşmışsa kapak yıpranmış demektir ve değiştirilmelidir. Kapağı değiştirmenizi gerektiren bir diğer işaret kauçuk contanın paslanmış ya da kurumuş olmasıdır. Genelde kapak en az iki yılda bir değiştirilmelidir, böylece bu değiştirme işleminin radyatörü temizlerken sizin rutinlerinizden birisi olmasını sağlayabilirsiniz. Unutmayın; farklı basınç derecelendirmeleri için farklı kapaklar mevcuttur. Aracınızın özelliklerine uygun derecelendirme bilgisini not edin.

ADIM 5 - KELEPÇE VE BORULARI KONTROL EDİN
Bir sonraki adım radyatörün boru ve kelepçelerini kontrol etmektir. Biri radyatörün üstünde biri altında olmak üzere iki boru mevcuttur. Boruların değiştirilmesi için radyatördeki suyun boşaltılması gerekir. Bu nedenle motoru temizlemeden önce onları kontrol etmeniz iyi olacaktır. Bu yolla, eğer boruların çatlak ya da sızdırıyor olduğu ile ilgili işaretler bulursanız veya kelepçeleriniz paslanmışsa, radyatörü yeniden doldurmadan önce onları değiştirebilirsiniz. Boruların yumuşamış olması, değiştirilmeleri için önemli bir göstergedir.

ADIM 6 - ESKİ SOĞUTMA SUYUNU BOŞALTIN
Radyatörün tahliye valfinin (çekvalf), kolayca açılabilir olması için bir kolu olmalıdır. Çekvalfi çevirerek açın (soğutma suyu zehirli olduğundan çalışma eldivenlerinizi giyin) ve sıvının aracın altına yerleştirdiğiniz kaba akmasını sağlayın. Tüm suyu boşalttıktan sonra çekvalfi değiştirin ve eski soğutma suyunu yanınızda bulundurduğunuz kapanabilir başka bir kaba koyun. Sonra boşaltılan soğutma suyunu toplamak için kullandığınız kabı tekrar valfin altına koyun.

ADIM 7 - RADYATÖRÜ TEMİZ SU İLE DURULAYIN
Şimdi asıl durulamayı yapmak için hazırsınız! Bahçe hortumunuzu alın, püskürtme ağzını radyatörün doldurma ağzına koyun ve dolana kadar su ile doldurun. Valfi açın ve içerdeki suyu valfin altındaki kaba akıtın. Su temiz olarak akana kadar işlemi tekrarlayın ve durulama işleminde kullanılan tüm suyun, eski soğutma suyunda olduğu gibi, kapanabilir kaplara koyulduğundan emin olun. Bu noktada gerekirse yıpranmış boru ve kelepçeleri değiştirmelisiniz.

ADIM 8 - SOĞUTMA SUYU EKLEYİN
İdeal bir soğutma suyu karışımı %50 antifriz ve %50 sudan oluşur. Musluk suyunda yer alan ve suyun işini doğru olarak yapmamasını sağlayan mineraller soğutucu karışımının özelliğini bozabileceğinden, formülde damıtılmış su kullanılmalıdır. Çoğu radyatör yaklaşık iki galon sıvı tutabilir. Bu nedenle kullanacağınız sıvı miktarına karar vermeniz zor olmayacaktır.

ADIM 9 - SOĞUTMA SİSTEMİNİN HAVASINI BOŞALTIN
Son olarak soğutma sisteminde yerleşmiş olabilen hava boşluklarını almak gerekli olacaktır. Radyatör kapağı açıkken motoru çalıştırın (basınç oluşumunu engellemek için) ve yaklaşık 10 dakika çalışır durumda bırakın. Sonra kaloriferi sıcak konumuna getirerek açın. Bu, soğutma suyunun devir-daimini sağlayacak ve sıkışan havayı dağıtacaktır. Hava dışarı bırakıldıktan sonra biraz daha soğutma suyu ekleyin ancak dikkatli olun; radyatörden serbest bırakılan hava kabarcık şeklinde çıkabilir ve çok sıcak olabilir.

Sonra kapağı takın ve taşan suyu bir bezle silin.

KARBON TEMİZLEME (CARBON CLEAN)

Karbon Birikimi Nedir ve Nasıl Oluşur?
Karbon birikimi içten yanmalı benzinli ve dizel motorlarda bir HC bileşiği olan yakıtın yanma odasında hava ile yakılması sonucunda meydana gelen kurum adını verdiğimiz karbon depozitlerinin birikmesi ile zaman içinde supap yüzeylerinde, piston yüzeylerinde, yanma odası çeperlerinde ve segmanlar etrafında oluşur. Bu birikimler motorun hava emme kapasitesinde azalma meydana getirir. Hava emme kapasitesi azalan bir motorun volümetrik verimi düşer.

Karbon Birikimi Araçlarda Ne Gibi Problemler YaratırWink
• Silindir kompresyonlarının düşmesi
• Motor gücünde azalma
• Fazla yakıt tüketimi
• Egzoz emisyonlarında artış
• Bozuk rölanti
• Hızlanma kabiliyetinde azalma
• Soğuk havalarda zor çalışma
• Motorun silkeleyerek çalışması

Karbon Temizleme Nedir?
Karbon temizleme içten yanmalı 4 zamanlı benzin ve dizel motorlarda yakıt besleme sistemleri ile supap yüzeyleri, piston yüzeyleri, yanma odası çeperlerini motordan herhangi bir parça sökmeden temizleyen bir sistemdir.

Karbon Temizliğinin Yararları Nelerdir?
• Çok kirli motorlarda %15 e kadar sağlanan yakıt tasarrufu, ortalama olarak %3-5 civarındadır.
• Zararlı egzoz emisyonlarının azalması, benzin motorlarında %40 ın üzerinde, dizel motorlarda ise %75 e ulaşan değerlerde tespit edilmiştir. Partikül emisyonlarında azalma ortalama %30 un üzerindedir.
• Motor performansı artar. Dizel motorlarda gücün genelde %10-bazı ölçümlerde %30-artması normal sonuçtur. Benzinli motorlarda temizleme işleminden önce görülen ilk çalıştırma zorluğu, tekleme, düşük devirde sert çalışma ve benzeri şikayetler ortadan kalkar.
• Karbon temizleme işlemi düzenli olarak (her 25.000 km.de bir) yapıldığında motorun ömrü uzar.
• Parça değiştirilmesine gerek kalmadan bu tür harcamalar önemli ölçüde azalır.
• Bakım ve işçilik masrafları ve süresi azalır. Yakıt enjeksiyon sisteminin dizel motorlarda bakımı bir günü, hatta daha fazla zamanı alabilir. Tüm motorlarda Karbon temizleme işlemi en fazla bir saat sürer.

Karbon Temizleme Niye Etkindir?
Günümüz benzin ve dizel motorlarının kalbi yakıt püskürtme sistemidir. Enjektörler, yakıtı çok ince bir sprey halinde ve konik biçimde püskürtürler. Zamanla ısı, yakıt kirliliği ve kullanım sonucu sistem kirlenmektedir. Enjektörlerin yakıt püskürtme deliklerinin 0,5 mm veya daha küçük çapta olduğunu düşünürsek en ufak kirlenmede tıkanmaları doğaldır. Ayrıca dizel veya benzin motorlarında yanma hücrelerinin, pistonların, valf ve yuvalarının, kısaca yanma dolayısıyla zor şartlarda çalışan parçaların kirlenmeye açık olduğu unutulmamalıdır. "Karbon Temizleme" işlemi yakıt sistemini temizleyerek motoru yenilemekte, ayrıca yanma yüzeylerini yumuşak karbon birikimlerinden arındırmaktadır.


TRİGER KAYIŞINA DİKKAT!

Üreticilerin motor teknolojilerine yönelik yatırımları her geçen gün daha da artıyor. Daha küçük hacimli ünitelerden yüksek güç alınıyor, yakıt tüketimi değerleri azalıyor daha da önemlisi kullanım maliyetleri geriye çekiliyor.

Peki gittikçe hassaslaşan bu ünitenin zayıf yönleri yok mu? İşte bu tartışmanın baş rolünü hiç kuşkusuz triger kayışı oynuyor. Motorun çalışması için emme ve egzoz supaplarının belirli zamanlarda açılıp kapanması gerekiyor. Bunu sağlayan parça da eksantrik (kam) mili. Ancak eksantrik milinin bu işi yapabilmesi için dönme hareketini gerçekleştirmesi şart.

İşte bu noktada devreye triger kayışı ya da zinciri giriyor. Marş motorunun volan yoluyla krank milini çevirmeye başlamasıyla, eksantrik mili de bu iki parça arasındaki bağlantıyı sağlayan kayış ya da zincir sayesinde dönmeye başlıyor. Bu nedenle pek çok araç sahibi önem vermese de aslında bu kayış ya da zincir hayati bir sorumluluk üstleniyor.

Otomobil üreticileri geçmiş yıllarda krank miliyle eksantrik mili arasındaki bağlantıyı zincirle sağlıyorlardı. Hatta bu parçanın sağlam olmasından ötürü hala pek çok üretici tarafından tercih ediliyor. Tek handikapsa zincirin sesli çalışması ve dönemsel olarak gerginliğinin ayarlanma gereksinimine ihtiyaç duyması. Triger kayışıysa hem ekonomik oluşu hem de sessiz motor yaratma peşindeki üreticilerin ihtiyaçlarına cevap vermesinden ötürü tercih ediliyor. Aslında triger kayışı çabuk aşınan veya kolay kopabilen bir parça değil. İçeriğinde cam elyafı bulunan lastik kayış çok ince olmasına rağmen yaklaşık 2 ton ağırlık taşıyabiliyor. Bu onun sağlamlığını vurgulamak açısından önemli. Ayrıca yağlama gerektirmemesi, hafif olması triger kayışının önemli avantajları. Ama bu avantajlarına karşın triger kayışının ufak bir kusuru bulunuyor. Hiç bir tıkırtı veya ses oluşturmadan ansızın kopabilmesi.

Triger kayışı kopacağı ana kadar sorunsuzca görevini yere getiriyor. Fakat iflası kısa sürede gerçekleşiyor ve onarılması güç hazarlar yaratıyor. Triger kayışı da fren balatası veya lastikler gibi aşınan bir parça. Kayış döndüğü yuvayla sürekli sürtünme halinde olduğu için zaman içinde aşınıyor ve gevşeyebiliyor. Triger kayışının motora zarar vermesi için kopması değil tek bir dişli bile atlaması yeterli olabiliyor. Yeteri kadar gergin olmayan kayış, hiçbir işaret vermeden üç dört diş birden atlıyor. Bunun neticesinde silindir boşluğundan çıkması gereken supaplar orada kalıyor ve pistonlar supaplara çarparak eğilmelerine sebep oluyor. Sonuçsa motor kabininden gelen büyük bir patlama sesi ve yolda kalan bir otomobil...

Sonuçta motor kullanılmaz hale gelebiliyor. Kullanılmaz hale gelen motor için tek çareyse rektifiye... Supap ve pistonların biri birlerine çarpmasının sebebi sadece triger kayışının kopması değil. Aynı zamanda triger kayışının gergi rulmanı da önemli bir parça. Bu rulman bozulduğunda, yani dağıldığında, triger kayışı boşa çıkıyor ve eksantrik mili görevini yapamıyor. Bunun için triger kayışı kontrol edilirken ya da değiştirilirken kesinlikle gergi rulmanı da kontrol edilmeli ve gerekiyorsa değiştirilmeli.

Üreticiler gün geçtikçe triger kayışına yeni yeni görevler de ekliyorlar. Örneğin su pompası da triger kayışına bağlanıyor. Bu da triger kayışının daha uzun üretilmesini gerektiriyor. Triger kayışı daha uzun olunca daha çok parçaya temas ediyor. Bu da gevşeme ve aşınma süresini kısaltıyor. Teknolojideki büyük gelişmelere rağmen, günümüzde hala triger kayışının gerginliği ve aşınma durumunu belirten bir uyarı sistemi bulunmuyor. Sadece gözle yapılacak bazı kontroller belirgin problemleri hemen görmenizi ve tedbir almanızı sağlayabilir.

Triger kayışı nasıl kontrol edilir?
Triger kayışının üretici firmanın belirlediği ölçüde gergin olması gerekiyor. Ayrıca kayışın aşınmamış olmasına da dikkat etmek gerekiyor. Kontrol için öncelikle kapağı çıkarmak gerekiyor.

Bunun için motorun iki kez çalıştırılıp stop edilmesi şart. Eksantrik milineyse kesinlikle dokunulmamalı. Kontrol esnasında triger kayışının yanlarında ve sırtında yırtık olup olmadığına bakın. Ayrıca kayışın üstünde yağ olup olmadığını, dişlerde eksilme olup olmadığını mutlaka dikkat edin.

SU KAÇAKLARI

Silindir kapağında
• Kapak saplamaları gevşektir.
• Saplamaların paslı, kirli olması, kapağın sıkılmasına mani olmaktadır.
• Kapak yüzünün düzgün olmaması, contanın iyi sıkılmamasına sebep olmaktadır.
• Motorda suyun donması yahut aşırı ısınması kapağı çatlatmıştır.
• Üstten supaplı motorlarda muhtemelen egzoz supabı yuvası çatlamış, su silindire ve kartere sızmaktadır.

Silindir gövdesinde su kaçağı
• Silindir blokunda saplama yüzleri kapağın sıkılmasına mani olacak şekilde arızalı veya kirlidir.
• Blok yüzü contanın düzgün sıkışmasına mani olacak şekilde eğilmiştir.
• Motorda suyun donmasından ve aşırı ısınmasından silindir bloku çatlamıştır.
• L tipi motorlarda egzoz supap yuvası çatlamış olduğundan silindire ve kartere su sızmaktadır.
• Silindir kapak cıvatası çok uzun olduğundun silindir bloku çatlamıştır.
• Silindir su gömleği üzerindeki genleşme veya boru tapaları sızdırmaktadır.

Silindir kapak contasındasın kaçağı
• Conta kirlenmiş, yıpranmış yahut kırılmıştır.
• Silindir kapak cıvatalarının gevşek olması sebebiyle kapak contası gevşektir.
• Kapakla silindir bloku arasında contasının sıkılmasına mani bir sebep vardır.

Su devridaim pompasında su kaçağı
• Pompa gevşektir.
• Kapak contası bozuktur.
• Pompanın hortumlara olan irtibatı iyi değildir.
• Pompa gövdesi eğilmiş, bağlantı üzeri kirlenmiştir,
• Conta yıpranmıştır.
• Pompa keçesi yanlış takılmıştır.
• Pompa mili eğilmiştir.
• Pompanın yatak burçları yahut milin yatak yerleri aşınmıştır.

Radyatörde su kaçağı
• Donma yahut paslanma radyatörün kaçırmasına sebep olmuştur.
• Radyatör araca gerektiği şekilde bağlanmadığı için delinmiştir.
• Vantilatör radyatöre vurmaktadır.
• Boşaltma tapası veya musluk kaçırıyor.
• Radyatör üst bölmesindeki yön verme plakası çok eğilmiş olduğundan suyu taşırma borusundan dışarı akıtmaktadır.

Hortumlarda su kaçağı
• Hortum kelepçeleri gevşektir.
• Hortumlar yerlerine iyi geçirilmemiştir.
• Hortum boydan boya çürümüştür.

KOPAN VANTİLATÖR KAYIŞININ DEĞİŞTİRİLMESİ

Vantilatör kayışı 10 bin kilometrede bir kontrol edilmesi gereken parçalar arasında yer alır. Otomobilinizle giderken hararet aniden yükselirse ve şarj lambası yanarsa, bu vantilatör kayışının koptuğu anlamına gelir. Bu nedenle kayışın üzerinde çatlak görürseniz kopmasını beklemeden mutlaka değiştirmelisiniz. Otomobilinizde mutlaka bir yedek vantilatör kayışı bulundurmanız, uzun yolculuklara çıkarken sizin menfaatinizedir. Vantilatör kayışınız koptuğunda, bir anahtar ve tornavida yardımıyla kendiniz takabilir ve yola devam edebilirsiniz.

Vantilatör kayışı ne işe yarar?
Vantilatör kayışı, motor krank mili kasnağından aldığı hareketi, su pompası, alternatör ve kompresör gibi sistemlere ileterek, bu sistemlerin çalışmasını sağlar. Düzenli bir iletişimi sağlamak için kayış gerginliğinin iyi olması gerekir. Kayış gerginliği 1.5 cm esneyecek şekilde ayarlanmalıdır.

Esnek olursa ne olur?
Kayış fazla esnek olursa, motordan hareket alan su pompası, alternatör ve kompresör gibi parçalar motor devrine göre daha yavaş dönecekleri için yetersiz kalırlar. Bunun sonucunda motor hararet yapar ve şarj sistemi çalışmaz.

Gergin olursa ne olur?
Kayış fazla gergin olursa, motordan hareket alan su pompası, alternatör ve kompresör gibi parçaların yatak burçlarında aşınmalar meydana gelir.

Vantilatör kayışı nasıl değiştirilir?
Vantilatör kayışını değiştirmek için yeni vantilatör kayışı, vidayı gevşetmek üzere gerekli anahtar ve bir tornavida yeterlidir. Kayışı değiştirmeden önce, eğer otomobilinizin motoru sıcak ise bir süre soğumasını bekleyin. Motor yeterince soğuduktan sonra yeni vantilatör kayışını otomobilinizin markasına göre alternatör (şarj dinamosu) üzerinde bulunan cıvataları gevşetmek üzere gereken anahtarı ve tornavidayı alarak işe başlayabilirsiniz.

İlk önce cıvataları gevşetin
İlk yapmanız gereken alternatör gerdirme cıvatalarını anahtarla gevşetmek. Vidanın bulunduğu yer kızaklı olduğundan bir tornavida yardımıyla alternatörü yerinden oynatabilirsiniz. Bu hareket sonucu alternatör yerinden oynar ve kolaylıkla vantilatör kayışını takabilirsiniz. Vantilatör kayışını elinizle kasnaklara yerleştirdikten sonra tornavida yardımıyla tamamen oturtabilirsiniz.

Gerginliğini iyi kontrol edin
Bu işlemden sonra alternatörü eski konumuna getirip, kayışın gerginliğini kontrol edip, alternatör tespit cıvatasını sıktığınızda vantilatör kayışı takma işlemi tamamlanmış oluyor. Böylece yolda kalmaktan kurtulmuş olursunuz. Daha sonra bir servise uğrayıp vantilatör kayışının ideal biçimde takılıp takılmadığını kontrol ettirin.

( Bİlgiler
Only registred user can see link on this forum!
Registred or Login on forum!


forumundan alıntıdır.
NOT : Linkteki üst başlıktaki mesaja dikkat. Paylaştıkça çoğalır ! )

_________________
tipo.forumup.com


En son juniortom tarafından Prş May 21, 2009 7:32 pm tarihinde değiştirildi, toplam 1 kere değiştirildi
Başa dön
Kullanıcının profilini görüntüle Özel mesaj gönder E-posta gönder Yazarın web sitesini ziyaret et MSN Messenger
juniortom
Site Admin
Site Admin


Kayıt: 23 May 2008
Mesajlar: 2398
Konum: DENİZLİ

MesajTarih: Prş May 21, 2009 7:26 pm    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Gönder

YAĞ VE YAĞLAMA SİSTEMİ ARIZALARI

Taşıtlarda kendinden beklenen bazı görevleri yerine getirmesi için yağlar kullanılır. Motorların yağ haznesine konurlar buradan bir pompa yardımı ile krank ve piston kolu yatakları, kam mili ve tertibatına, eğer varsa kompresör ve türbin mili yataklarına gönderilir. Pompalandıkları yerde yerlerde yağlama görevini tamamladıktan sonra kartere geri dönerler. Otomotiv sektörünün taleplerini karşılamak için belli miktarda katıklar içerebilir.

Başlıca yağ ve yağlama sistemi arızaları şu şekildedir:

Yağ Basınç kontrol süpabı yağ kaçırıyor:
• Basınç kontrol supabının basınç ayarı düşüktür. (Yağ pompası üzerinde).
• Basınç kontrol supabının yayı zayıflamış yahut kırılmıştır.
• Supap yuvası aşınmış yahut eğilmiştir.
• Plancır tip supabın yüzleri aşınmıştır.
• Plancır tip supap açık olarak sıkışmıştır.
• Bilya tip supap bozulmuştur.
• Pompanın tahliye borusu yahut kanalında kaçak vardır.

Motorda Yağ Kaçağı
1- Yağ karterinde boşalma tapası gevşek yahut tapa contası bozuktur.

2- Yağ karterinde çatlak yahut delik vardır.

3- Karter contası şu sebeplerden kaçırmaktadır:
• Vidalar gevşektir.
• Conta bozulmuştur.
• Conta yerine iyi oturmamıştır.
• Karterin flanş kısmı eğilmiştir.

4- Eksantrik mili dişlileri kapak contası aşağıdaki sebeplerden kaçırmaktadır:
• Cıvatalar gevşektir.
• Conta bozulmuştur.
• Conta yerine iyi oturmamıştır.
• Kapağın flanş kısmı eğilmiştir.
• Kapağın bağlandığı motor kısmı kaçırmaktadır.

5- Anamil ön keçesi aşağıdaki sebeplerden kaçırmaktadır:
• Yağ keçesi yıpranmıştır.
• Keçe yanlış takılmıştır.
• Anamil muylusu ve pule yatak kısımları oyulmuştur.
• Pule veya damper gevşemiştir.
• Keçe yahut kapak merkezden kaçmıştır.
• Yağın kartere dönüş kanalı tıkanmıştır.

6- Arka anamil keçesi aşağıdaki sebeplerden kaçırmaktadır:
• Keçe yıpranmıştır.
• Kullanılan keçe yerine uygun tipte değildir.
• Arka yatak aşıntısı büyümüştür.
• Anamil muylusunda oyuklar meydana gelmiştir.

7- Yağın kartere dönüş kanalı tıkanmıştır.

8- Eksantrik milin arka kısmındaki tapa yeteri kadar sıkı olmadığından, yerine iyi yerleştirilmediğinden, yuvasının bozulmuş veya eksantrik mil boyuna boşluğunun çoğalmasından yağ kaçırmaktadır.

9- Yağ donanımı dış bağlantılarının herhangi biri kaçırmaktadır.

10- Yağ filtresi kaçırmaktadır.

11- Distribütör yuvası kaçırmaktadır.

12- Supap kapağı; bağlantı cıvatalarının gevşek olmasından, contasının bozuk veya yerine iyi takılmamış olmasından veya kenarlarının eğilmiş olmasından yağ kaçırmaktadır. (L tipi motorlarda).

13-Külbütör kapağı cıvatalarının gevşek oluşundan, contanın kopuk oluşundan yahut contanım yerine iyi oturmamasından veya kapak ağzının eğilmiş olmasından kaçırmaktadır.

14- Yağ pompası dışarıda olan pompalarda pompa bağlantı cıvataları gevşemiş yahut contası bozulmuştur.

15- Karter havalandırma tertibatının bozulması yahut borusunun tıkanması karterde basıncın yükselmesine sebep olduğu için yağ kaçağı olmaktadır.

16- Yağ basınç kontrol supabı motorun dış tarafına yerleştirilmişse cıvataları gevşektir, yahut contası bozuktur.

Fazla Yağ Sarfiyatı

• Dışta yağ kaçağı vardır.
• Piston segmanları aşınmış olduğundan yağ kaçırmaktadır.
• Motor çalışırken egzoz borusundan mavi duman çıkıyorsa bu, umumiyetle Segmanların yağ kaçırdığına işarettir. Bazen sekmanlar yuvalarına mumlaşma sebebiyle sıkışabilir. Böyle hallerde depoya uygun solvent (eritici) koymak suretiyle sekmanlar motor açılmadan serbest hale getirilebilir.
• Piston ve silindirler aşınmıştır.
• Silindir gövdesi kapak cıvatalarının sıkılmasıyla çarpılmıştır.
• Emme supabının kayıtları ve supap sapları arasındaki boşluk, silindire yağ kaçıracak kadar büyümüştür.
• Vakum pompası diyaframı delinmiş olduğundan, karterden emme manifolduna yağ emilmektedir.
• Ana ve biyel yataklarının fazla aşınmış olması, fazla miktarda yağın silindir duvarlarına sıçramasına sebep olmaktadır.
• Yağ basınç kontrol supabının arızalı veya tıkanmış oluşu sebebiyle yağlama yağının basıncı çok yükselmiştir.
• Piston pimleri basınçlı olarak yağlanıyorsa pimin gevşek olması silindire yağ geçişini çoğaltmaktadır.
• Motorda çok ince yağ kullanılmıştır. Yahut soğukta uygun kalınlıkta olan yağın kalitesi iyi olmadığı için, motor ısındığı zaman çok incelmektedir. Bu sebeple motorun yağ sarfiyatı yükselir.

Düşük Yağ Basıncı

• Basınç göstergesi yanlış göstermektedir.
• Basınç göstergesine gelen borunun deliği daralmıştır. (Motorda).
• Yağ sulanmıştır. Yahut istenilenden ince yağ kullanılmaktadır.
• Pompada yağ basınç kontrol supabının basınç ayarı çok düşüktür.
• Basınç kontrol supabının yayı zayıftır.
• Yağ pompasının elemanları aşınmıştır.
• Yağ pompasının eleman yuvası ve kapağı aşınmıştır.
• Yağ pompasının gövdesi yahut kapağı gevşektir.
• Yağ pompasının contası bozulmuş, yanlış takılmış, yahut çok incedir.
• Pompa emme borusunda hava kaçağı vardır. (Karterde yağ seviyesi düşüktür).
• Yağ pompası yüzücü süzgeçte hava kaçağı vardır.
• Pompa emme borusu veya süzgeci suyla, mumlaşmayla ve donma sebebiyle, tıkanmıştır.
• Yağ boşaltma borusunda kaçak vardır.


Yüksek yağ basıncı
• Basınç göstergesi arızalıdır.
• Kullanılan yağ çok kirlidir.
• Basınç kontrol supabının basınç ayarı yüksektir.
• Basınç kontrol supabının yayı çok serttir.
• Plancır tip tahliye supabının kanalı tıkalıdır.
• Plancır tip tahliye supabında mumlaşma yüzünden, yahut plancırın yerine sıkışık durumda olmasından tutukluk vardır.
• Pompanın yağ basma kanalında tıkanıklık vardır.

HAVA FİLTRESİ NEDİRWink BAKIMI NASIL YAPILIR?

Performans filtrenin normal filtreden farkı nedir?
Normal filtreler kağıt, performans filtreler ise pamuk veya sünger bazlıdır. Pamuktan yapılan filtrelerin özel bir yağ sayesinde uzun ömürlü olmaları ve hava geçirgenliği, tozu filtre etme kapasiteleri arttırılmıştır.

Böylelikle yakıtın daha fazla temiz hava ile karışımının sağlanarak, (motorun daha rahat hava almasıyla) motor gücünü artırması ve benzin tasarrufunu ortaya çıkarmasını tek bir yerden değil her açıdan motora taze hava girmesini sağlayarak (açık filtre için) mümkün kılmıştır.

Kağıt bazlı standart filtre ise daha az hava geçirir. Gözenekleri çabuk dolar. Kısa sürede tıkanınca performansın düşmesine, fazla benzin sarfiyatına neden olur. Sıkça yenilenmesi gerekir.

Bir performans filtrenin, standart filtreye oranla daha fazla hava akışı sağlayabildiği görülür.

Günümüzde motorlar elektronik işletim sistemleriyle donatılmış durumda. Yani en basit sekliyle motorun belirli devirlerde belirli zaman aralıklarında alacağı ve dışarı atacağı hava miktarı bu chip teknolojisiyle sağlanıyor. Direkt filtre uygulamasında bu sistem motora fazla hava girişini desteklemezse, otomobilin yapılan uygulamaya duyarsız kalabileceği gibi arıza yapması riski akla geliyor. Aslında bu tip filtreleri uygulayacağınız arabaya göre üretilmiş olanını alıyorsunuz ama yine de riski göze almamak ve arabanızın motor + performansına yapacağınız her türlü değişiklik için yetkili servise veya bu işleri gerçekten bilen ve uygulayan bir firmaya başvurmak yerinde olacaktır.

Bazı Ayrıntılar;

Bir araca direkt performans hava filtresi takılınca az da olsa benzin sarfiyatı azalıyor ve yine az da olsa performansta artışı hissedilebiliyor. Ama her şeyden önce çıkardığı ses tabii ki çok güzel. Sanki bir GSi-GTi tipi otomobil kullanıyormuş hissi veriyor. Zaten olay seste bitiyor. Yani bu filtre motorun rahat hava almasını sağlayarak motoru rahatlatıyor ama gücü max.%5 etkiliyor ( en çok 3 veya 4 hp).

Bu da 0-100 ivmelenmeye bir katkı sağlamaz. Bu bağlamda performans filtre sihirbaz değil. Ancak benzin tasarrufu konusunda çok işe yarıyor. Sesi taban gaz yapınca alıyorsunuz. Bu durumda sesi duymamaya çalışarak (yani taban gaz yapmadan) benzin tasarrufunuza ve sürüş güvenliğinize müthiş katkıda bulunmanızı sağlıyor.Bu ses bir tür uyarıcı niteliği taşıyor. Yan koltuğunuzda oturan bir kişinin sizi uyarması gibi bir şey.

Filtre, motor kaputunun altındaki sıcak havayı emerse performansı düşürür. Alttan sıcaklığa dayanıklı akordeon baca havalandırma borusuyla serin ve taze hava girişini sağlayıp bu sorunu çözebilirsiniz. Böylece karşıdan gelen hava direkt filtre ile buluşur. (Filtrenin çıkaracağı sesi azaltmaması için, borunun ağzının filtreye çok yaklaşmaması gerekli)

Dezavantajı ise ortamdaki tozu havayla birlikte getirmesi ve arabanın yol tutuşunu (yüksek hızlarda kaputun altına fazla hava sokarak) bozabilmesi.

Açık hava filtresine alternatif olarak arabanın orijinalinde kullanılan normal filtre ile aynı boyutlardaki kutu içi performans hava filtresi kullanılabilir. Bu da benzin tasarrufu ve performans sağlar. Daha uzun ömürlüdür. Fakat sesi unutun. Sıcak havayı emen bir açık filtre ile mukayese edersek tabii ki kutu içi performans filtre (hatta standart filtre bile) daha iyidir.

Sözün özü: Şimdi mevsim yaz. Ses isteyene açık filtre, performans isteyene kutu içi performans filtre. Kutu içi filtre performansta her zaman bir adım önde.

20 dakika otomobili kullanıp bir kenara çekin, kaputu açın. Kaput altında ne kadar sıcak bir havanın bulunduğunu hissedeceksiniz. Filtre, sıcak havayı emerse performansı düşürür demiştik. Bizce en iyisi yine kutu içine dönmek. Kutu içi performans hava filtresi sessiz olacak ancak, daha iyi performans verecek ve daha uzun ömürlü olacaktır.İkide birde temizlik de gerektirmeyecektir.

Sonuç olarak performans filtre, sıkça hava filtresi değiştirme maliyetinden kurtaran ve çok güzel ses veren max. +%5 hp lik basit bir modifikasyon için iyi bir çözüm. Filtrenin suyla temasından kaçınmak (ancak marka ve modele göre sudan etkilenmeyen de var, etkilenen de var) ve temizlik için basınçlı hava uygulamamaya dikkat edilmesi gerekiyor.

Filtrenin temizliğini satılan temizlik kitlerinden alıp yapabilirsiniz. Bu arada açık filtre çabuk kirleniyor. Kutu içi ya da açık filtrenin temizliği birbirinin aynı. Temizlik kitinden 2 parça çıkıyor. Birisi temizleyici; deterjan görevi gören sıvı sprey, öteki yağ (sprey veya damlatma tipinde).

Performans Hava Filtrelerinin Temizlik Safhaları

• Filtrenizi Temizleyici Spreyle iyice ıslatın. Pisliğin aktığını göreceksiniz (5 dakika içinde)
• 15 dakika bekleyin, sonra soğuk su ile durulayın. (Sakın sıcak su kullanmayın.) Durulama işlemini yaparken, suyu temiz yüzeyden kirli yüzeye doğru kullanın. Yani koni şeklindeki filtreye suyu içeriden dışarıya doğru verin. Musluk altında yapın, daha kolay oluyor ama suyun kireçli (klorlu) olmamasına ve basınçlı akmamasına dikkat edin.
• Doğal kurumaya bırakın. Bırakın oda sıcaklığında kendi başına kurusun. Fön makinası kalorifer-soba gibi ısı kaynakları kullanmayın yoksa filtreye veda edersiniz.
• İyice kuruduktan sonra ki bu yaz mevsiminde 1 gece sürer, yağlama spreyi ile filtrenin her tarafı yağ rengini (K&N=mat-kırmızı, GREEN=yeşil) alana kadar yağlayın. Hepsi bu kadar basit. Veya ben uğraşamam diyorsanız satın aldığınız yerde muhtemelen ücret karşılığı bu hizmet veriliyordur.

Hava filtresini zamanında değiştirin!
Hava filtresinin görevi, her türlü hava şartında motoru sıkıştırmadan gerekli olan havayı iletmek ve nefes aldırmaktır. Hava filtresinin aracın fazla yakıt tüketmesinde direkt etkisi vardır.

Tıkanmış bir hava filtresi aracın maksimum beygir gücüne ulaşmasını engellediği gibi aracın fazla yakıt tüketmesine de neden olur. Motorda güç kaybına neden olur

Motorda basit bir yedek parçaymış gibi görünen hava filtresi kirlendiğinde, motora kirli hava girmesine neden olur. Motora kirli hava girdiği için oksijen miktarı yetersiz kalır ve silindirlerin içindeki yanma kalitesi de azalır.

Yakıtın tamamını yakacak düzeyde oksijen olmadığından silindirlerin içindeki ateşleme sonucunda oluşan patlama ve yanma yetersiz kalır. Bu da motor motorun maksimum torka ulaşmasını engeller ve motorda güç kaybına neden olur.

Yakıtınız israf olur
Otomobilinizin hava filtresi kirlenmişse, ne kadar gaza yüklenirseniz yüklenin, motora yeteri kadar oksijen girmediğinden, yakıtın çoğu yanmadan egzoztan çıkar. Yani bir anlamda yakıtınızı sokağa dökmüş olursunuz.

Motorun ömrü azalır
Sürekli kalitesiz hava filtresi kullanmak da motorun ömrünü azaltır. Motorun ideal çalışması için iyi bir hava filtresi aracılığıyla motorlardaki silindirlere kaliteli hava girmesi, kaliteli yakıt kullanılması ve hava-yakıt karışımının iyi olması gereklidir.

Hava filtresi ne zaman değiştirilir?
Hava filtresi normal koşullarda 10 bin kilometrede bir yapılan periyodik bakımlarda değiştirilir. Ancak tozun, toprağın bol olduğu Türkiye'de 5 bin km'de bir hava filtresini değiştirmek gerekir.


(Yukarıdaki mesajın devamıdır. )

_________________
tipo.forumup.com
Başa dön
Kullanıcının profilini görüntüle Özel mesaj gönder E-posta gönder Yazarın web sitesini ziyaret et MSN Messenger
juniortom
Site Admin
Site Admin


Kayıt: 23 May 2008
Mesajlar: 2398
Konum: DENİZLİ

MesajTarih: Prş May 21, 2009 7:40 pm    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Gönder

ARACINIZIN ÜNİTELERİNDE YER ALAN SIVILAR NE İŞE YARAR?
NE KADAR ZAMANDA BİR DEĞİŞTİRİLMELİDİRWink

Araçların çalışma unsurlarında önemli görevleri olan yağ, antifriz, gaz, asit ve su gibi araç bünyesinde bulunan sıvılar kaputun altında kendilerine ait haznelere sahipler. Eksildiği zaman tamamlanan yada bakımı yapılan bu sıvıların bakım zaman aralıkları değişkenlik göstermektedir. Araç ve sürücüsü için hayati önem arz eden bu sıvıların kullanma kılavuzu yada talimatnamesine göre belirtilen bakımlarının yapılması gerekmektedir.

Bahsi geçen kılavuzda depoların litre hacimlerinden hangi sıvının doldurulması gerektiğine, sıvıların kalitesinden işlevine pek çok bilgi sunulmaktadır.

Aracımızın ünitelerinde yer alan belli başlı sıvılar:

• Motor yağı

Motor yağı, motorun tüm hareketli aksamı üzerinde film şeklinde ince bir tabaka oluşturarak sürtünme ve aşınmayı azaltır, bu da tekerleklere daha fazla güç aktarıldığı anlamına gelir. Motor yağı içerdiği deterjanlar vasıtası ile motoru temizlemeye yardımcı olur, pasa karşı korur ve aynı zamanda silindirlerin çevresindeki aşırı sıcağın bir bölümünü kartere indirmeye yardımcı olur. Yağın kullanma kılavuzuna göre bakımı yapılır.

Motor yağları hakkında merak ettiğiniz herşey.

Şanzıman yağı
40.000 ile 60.000 kilometrede yada 2 yılda bir değiştirilmesi önerilen şanzıman yağının tavsiye edilen bakım / değişim oranları araçların el kitabında mevcuttur.

Otomatik şanzıman bakımı.

Direksiyon hidroliği
Hidrolik direksiyon sistemlerinde kullanılan hidrolik yağı çoğunlukla sorun çıkarmayan sıvıların başından gelir. Her ne kadar sızıntı olasılığı düşük olsada periyodik bakımlarda servis tarafından kontrol edilmeli ve eksikse tamamlanmalıdır.

Fren Hidroliği
Özellikle havanın uzun süreli sıcak olduğu yerlerde eskiyen hidrolik yağı kaynama yapabileceğinden ortalama 1.5 yılda bir kez değiştirilmesi gerekmektedir. Sızıntı bile olmasa zamanla fren pistonları ile balataların sıkışması sonucu oluşturduğu boşluğa dolduğundan kendi kendine azalır.

Klima gazı
Uzman ve bilgili kişiler haricinde açılmaması gereken ve motor kaput kilidinin arka kısmında bulunan alüminyum borular üzerindeki kapaklardan dolumu yapılan klima gazı kesinlikle yetkili servis tarafından ve uzman kişilerce doldurulmalıdır. Yılda 1 kere kontrolü gereken klima gazının 2 yılda 1 değiştirilmesi öngörülmektedir.

Antifriz
Radyatörün paslanması ve soğuk havalarda suyun donmasını engellemek için radyatör suyuna ilave edilen antifriz yılda 1 sefer kontrol edilmeli ve gerekiyorsa değiştirilmelidir.

Cam Suyu
Deterjan katkılı suyun konması camların temizliği açısından daha olumlu olduğundan saf su yerine katkılı su kullanılması tavsiye edilen Cam Suyu bittikçe eklenerek doldurulmalıdır

Only registred user can see link on this forum!
Registred or Login on forum!

Alntıdr.
Bu paylaşımları yapan arkadaşa teşekkürlerimi sunuyorum. Tebrikler...

_________________
tipo.forumup.com
Başa dön
Kullanıcının profilini görüntüle Özel mesaj gönder E-posta gönder Yazarın web sitesini ziyaret et MSN Messenger
juniortom
Site Admin
Site Admin


Kayıt: 23 May 2008
Mesajlar: 2398
Konum: DENİZLİ

MesajTarih: Pzr May 24, 2009 10:26 am    Mesaj konusu: Tork nedir ? Ne işe yarar ? Alıntıyla Cevap Gönder

Tork nedir , ne işe yarar . Bu soru çoğu arkadaşlarımızın kafasında soru işareti bırakmaktadır. Açıklaması ise şoyle ;


Tork döndürme kuv. demektir. Motorların gücünün yanında torku da belirtilir, örneğin, 3950 dakika/ devirde 158 Nm gibi. Ne işe yarar? Basit olarak açıklamaya çalışırsak, bir otomobilin, daha doğrusu motorunun torku iyiyse kullanımı daha rahat olur çünkü motor daha geniş bir devir aralığında vites değiştirmeden kullanılabilir. Ya da acil durumlarda yine daha az vites değiştirme ihtiyacı hissedilir. En yüksek tork olarak belirtilen rakamın yanında bu rakamın elde edildiği devir de önemlidir. Motorlar daha çok düşük ve orta devirlerde kullanıldığı için özellikle şehir içinde, torkun düşük devirlerden itibaren yüksek olması çok kullanışlıdır. Böylece alt vitese geçmeden hareketi sürdürmek mümkün olur. Genel olarak motor hacmi yükseldikçe tork artar ama aynı motor hacmine sahip motorların torkları ve "tork eğrileri" farklı olabilmektedir. Bunun nedeni de motor tasarımındaki farklılıklardır. Silindirlerin çapı ve stroku, ateşleme zamanlaması ve diğer bazı niteliklerden oluşan genel olarak "teknoloji" diyebileceğimiz özelliklerdir bu farkı yaratan. Ayrıca herkesin bildiği gibi dizeller "torklu" motora sahiptir. Bunun anlamı düşük devirde yüksek tork sağlıyor olmasıdır. Benzinli motorlardan farklı olarak dizel motorlarının en yüksek torku 1900-2700 dakika/devirde elde edilir. Bu sayede çok devire gerek kalmadan motor "çeker". Diyelim ki bir benzinli motorla bir dizel aynı en yüksek torka sahip olsun, yine dizel motor daha avantajlıdır çünkü bu torku daha düşük devirde sağlıyor. Bunun pratik avantajı, örneğin bir yokuş çıkarken üçüncü viteste 2000 d/d'de iken dizel motorlu arabada gaza basarsınız ve araba hızlanabilir, benzinli motora sahip araba ise hızlanamaz ve büyük bir olasılıkla bir alt vitese geçmek zorunda kalır. Düşük devirlerde yüksek çekiş gücü sağladığı için dizel motorlar özellikle ticari araçlarda kullanılmaktadır. Motorun beygir gücü ile torku karıştırılmamalıdır. Bunlar farklı şeylerdir. Torkun anlamını somut olarak anlamak için şöyle bir örnek de verilebilir. Diyelim ki iki tane aynı beygir gücüne sahip araba var. Torkları ise farklı. Her iki arabayı arkaları birbirine doğru gelecek şekilde yanaştırıp bağladığınızda, iki araç birden hareket ettiğinde (halat çekme oyunu gibi) beygir güçleri aynı olmasına rağmen, torku yüksek olan diğerini çeker.


Tİpolarımızın torkları ise ;http://tipo.forumup.com/viewtopic.php?t=267&mforum=tipo ayrıntılı bir şekilde verilmiştir.

Bu şekilde ifade edebilirsek torkun ne olduğunu kolaylıkla anlıyoruz değil mi WinkWink

Smile ok

_________________
tipo.forumup.com
Başa dön
Kullanıcının profilini görüntüle Özel mesaj gönder E-posta gönder Yazarın web sitesini ziyaret et MSN Messenger
Konya42
Site görevlisi
Site görevlisi


Kayıt: 29 Ekm 2008
Mesajlar: 760

MesajTarih: Pzr May 24, 2009 1:14 pm    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Gönder

ok ok ok ok ok ok

ellerıne saglık

_________________
TEMPRA SX A
Başa dön
Kullanıcının profilini görüntüle Özel mesaj gönder MSN Messenger
paşalı43
Site görevlisi
Site görevlisi


Kayıt: 24 May 2008
Mesajlar: 1777
Konum: KÜTAHYA

MesajTarih: Pzr May 24, 2009 9:08 pm    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Gönder

emegine saglık kardeşim

_________________
zamanın aşımından birdenbire geliverdi kış.oysa biz cırcırböcekleri hala yazı yaşamaktayız.....
Başa dön
Kullanıcının profilini görüntüle Özel mesaj gönder E-posta gönder
juniortom
Site Admin
Site Admin


Kayıt: 23 May 2008
Mesajlar: 2398
Konum: DENİZLİ

MesajTarih: Çrş May 27, 2009 7:52 am    Mesaj konusu: Bujilerin önemi ... Alıntıyla Cevap Gönder

Buji temizliği ve önemi :


Ateşleme enerjisini yanma odasına taşıyarak elektrotların arasında oluşan elektrik atlaması ile sıkışmış hava yakıt karışımını ateşleyen Bujilerin maksimum araçların 10 bin kilometre bakımında temizlenmesi, kullanım şartlarına göre 15 bin – 30 bin kilometre arası değiştirilmesi gerekmektedir.

Bujilerin ömrünü etkileyen unsurlar kötü yakıt ve motor sistemi ayarları olabilir. Genellikle araçların yaptığı teklemeler, artış gösteren yakıt sarfiyatı, geç hızlanma bujiden kaynaklanan sorunlar olabildiğinden bujilerin bakımı ve temiliği önemlidir.

Bujinizin bakıma veya temizliğe ihtiyacı olduğunu nasıl anlarsınız;

Bujilerde ki tırnak aralığı kontrol edilmeli, ayar bozuksa fabrika verilerine göre ayarlanmalıdır,

Bujiler söküldüğünde yağ birikintisi varsa yanma odasına fazla yakıt giriyor demektir,

Bujinin izolatör ucu, elektrotları ve gövdesinde kurum varsa karbüratör veya enjeksiyon ayarında bozukluk var demektir,

Buji elektrotları kaynamışsa ve üzerinde yabancı maddeler toplanmışsa, zamansız ateşleme sonucunda aşırı yükleme olmuş demektir,



Buji değişimi veya temizliği sırasında dikkat edilecek hususlar;

Buji söküldüğünde silindirlere yabancı madde, toz, pislik gitesini önlemek için biraz gevetilip etrafının temizlenmesi,

Buji çok sıkı takılmış ise dişlilere gelecek şekilde yağlanması ve silindir kafasına zarar vermeden bujilerin sökülmesi,

Bujileri takarken bujinin ve motorun birbirine temas eden yüzeylerinin temizliği,

Gevşek takılan bujiler silindir kompresyon basınçlarını düşürdüklerinden motorun çekişini düşürür ve yakıt sarfiyatını arttırır,

Bujilerin önce elle sonra yeni bujiler için 90 derece eski bujiler için 30 dereceyle anahtarla sıkılması gerekmektedir. Konik yüzeyli bujilerde anahtarla sıkma derecesi 15dir.

Buji kablolarını temizlik esnasında kontrol ediniz, Buji kablolarında çatlak, yanma, sürtünmeden dolayı aşınma ve üzerinde yağ olmamasına özen gösteriniz,

Buji kablolarınının birbirine temas etmemesine ve gereğinden uzun olmamasına dikkat ediniz,

Aracınızın orjinal buji markasını kullanmaya devam etmeye özen gösteriniz,

_________________
tipo.forumup.com
Başa dön
Kullanıcının profilini görüntüle Özel mesaj gönder E-posta gönder Yazarın web sitesini ziyaret et MSN Messenger
juniortom
Site Admin
Site Admin


Kayıt: 23 May 2008
Mesajlar: 2398
Konum: DENİZLİ

MesajTarih: Çrş May 27, 2009 7:53 am    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Gönder

Lost _ war arkadaşım ; sana ilk başta anlatmak istediklerim yukarıda verilmiştir.Tekleme sorunlarının başlıca kaynağı bujiler.

Dikkat !

_________________
tipo.forumup.com
Başa dön
Kullanıcının profilini görüntüle Özel mesaj gönder E-posta gönder Yazarın web sitesini ziyaret et MSN Messenger
juniortom
Site Admin
Site Admin


Kayıt: 23 May 2008
Mesajlar: 2398
Konum: DENİZLİ

MesajTarih: Pts Hzr 08, 2009 2:41 pm    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Gönder

Arkadaşlar selam...

Only registred user can see link on this forum!
Registred or Login on forum!




Bu sitedeki , arkadaştaki sorunun aynısı dün yaşamıştım.
Patika yolu indim sonra geriye döndüm ve 2. viteste 2.000 devirde 15 km tırmandık. Hava baya sıcak, hararet göstergesi gayet normal...
Bir süre sonra araç gaz yememeye başladı , stop etti durdu. 5 dk. dinlendirdim ve tekrar çalıştırdım.boşta gaz veriyorum 2.000 deviri aşmıyor . Tekrar gaz verdim 3.000 devir ' i geçmedi. Ben taktım vitese ve yola devam ettim. Bir süre sonra yine irkilmeye başladı ve durdurdum .
Arabayı aşağıya salarak 2. vitesi alarak vurdurttum , el freni attım , araba çalıştı. Sizce sorun nedir Wink
Benin düşüncem ; Motorun gerekli benzini sağlayamaması . Bugün benzin pompasını değiştirttim.Bakalım aynı sorun ile karşılaşacakmıyız !

_________________
tipo.forumup.com
Başa dön
Kullanıcının profilini görüntüle Özel mesaj gönder E-posta gönder Yazarın web sitesini ziyaret et MSN Messenger
JÖN_TÜRK
binbaşı
binbaşı


Kayıt: 26 Eyl 2008
Mesajlar: 1518

MesajTarih: Sal Hzr 09, 2009 3:07 am    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Gönder

hocam benzınde pıslık olabılır ve buda atesleme sıstemını tam manasıyla calısmasına engel olmus olabılır yada benzın az ıse egımde fazla ıse depodan benzın ceken hortumda hava boslukları oldugundan atesleme sıstemıne yakıt yerıne hava puskurttugunden yanma saglanamamısda olabılır sorunun yıne devam ederse bır bılene baktır derım ben

_________________
Biz dogrudan dogruya millet severiz ve Türk milliyetçisiyiz. Cumhuriyetimizin dayanagi Türk toplulugudur. Bu toplulugun fertleri ne kadar Türk kültürüyle dolu olursa o topluluga dayanan cumhuriyet de o kadar kuvvetli olur
MUSTAFA KEMAL ATATÜRK....
Başa dön
Kullanıcının profilini görüntüle Özel mesaj gönder
juniortom
Site Admin
Site Admin


Kayıt: 23 May 2008
Mesajlar: 2398
Konum: DENİZLİ

MesajTarih: Sal Hzr 09, 2009 9:46 am    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Gönder

Haklısın kardeş. Benzin otomotiği ile yakıt pompası değişti.Sanırım sorun o yüzdenmiş...

_________________
tipo.forumup.com
Başa dön
Kullanıcının profilini görüntüle Özel mesaj gönder E-posta gönder Yazarın web sitesini ziyaret et MSN Messenger
juniortom
Site Admin
Site Admin


Kayıt: 23 May 2008
Mesajlar: 2398
Konum: DENİZLİ

MesajTarih: Pzr Hzr 14, 2009 10:11 pm    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Gönder

Rodaj nedir Wink


Yeni otomobillerde rodaj
Yeni teknolojiyle üretilen motorlar da rodaj sürecine ihtiyaç duyar. Peki ama nedir bu rodaj?

Günümüzün teknolojisi neredeyse kusursuz. Buna rağmen yeni otomobillerin modern motorları da rodaj sürecine ihtiyaç duyuyor mu? Bu sorunun cevabı: Evet. Ancak rodaj yani motor ve aktarma organlarındaki hareketli parçaların birbirlerine uyum süreci eskisinden daha kısa.
Otomobil üreticileri, modern motorların iç yüzeylerinin kalitesinin çok iyi, üretim toleranslarının çok düşük olduğunu ve bu nedenle eskisi gibi katı rodaj kuralları olmadığını söylüyor. Hatta bazı firmalar rodaj uygulamasına gerek olmadığını açıklıyor.
Otomobil üreticileri son yıllarda pistonların hareket alanını egzoz emisyonunu düşürebilmek için sürekli değiştirdi. Örneğin BMW'nin ürettiği motorlarda piston ve silindir arasında sadece 0.03 mm mesafe var. Silindir ve pistonun aralığı bu kadar küçük olan motorları, henüz yeniyken zorlamak yanlış. Çünkü motorun zorlanması pistonların sıkışmasına neden olabiliyor ve bu uzun vadede yağ tüketimini olumsuz yönde etkiliyor.
Motor, ilk 1000 km rodaj kurallarına uygun kullanıldıktan sonra uzun kilometreler yağ değişimi yapılmıyor. Bazı modellerde 50 bin km'ye kadar (veya 2 yıl) motor yağı değiştirilmiyor. Eski teknoloji motorlarda yağ değişim periyodları 3 bin-3 bin 500 km'ydi.
Peki bir motorun rodajı nasıl doğru yapılırWink En önemli kural: Kesinlikle gaz .pedalına sonuna kadar basılmamalı! Yağlama ne kadar mükemmel olsa da metal metale sürtünüyor ve aşınma meydana geliyor. Çünkü silindir ve piston yüzeyleri tam olarak düz değil. Piston ve silindirlere mikroskopla bakıldığında yüzeylerinde küçük tepeler bulunduğu görülüyor. Motor rodajdayken bu küçük tepelerin zirveleri yok edilerek düz bir yüzey oluşturuluyor. Böylece daha iyi bir yağlama sağlanıyor.
Rodaj aşamasında gaz pedalına mümkün olduğu kadar yavaş basılması gerekiyor. Özellikle düşük devirlerde gaza çok yüklenilmemeli. Çünkü düşük devirlerde tam gaz sürtünmeyi artırıyor. Sürtünmeden doğan yüksek ısı silindir iç yapısında olumsuz etkiler bırakıyor. Rodaj, fren ve debriyaj sistemleri
için de geçerli. Balata ve disklerin birbirine alışması gerekiyor. Debriyaj balata ve baskısı da benzer şekilde bir uyum sürecine ihtiyaç duyuyor. Rodaj kuralları bulunan bir diğer parça da lastikler. Üretim aşamasında lastiklerin kalıptan kolay çıkması için yüzeylerine sürülen cilanın yok olması için ortalama 500 km yol yapılması gerekiyor. Bu cila nedeniyle yeni lastiğin yol tutuş ve fren performansı zayıf olduğu için dikkatli davranmak gerekiyor.
Kaynak:
Only registred user can see link on this forum!
Registred or Login on forum!


_________________
tipo.forumup.com
Başa dön
Kullanıcının profilini görüntüle Özel mesaj gönder E-posta gönder Yazarın web sitesini ziyaret et MSN Messenger
JÖN_TÜRK
binbaşı
binbaşı


Kayıt: 26 Eyl 2008
Mesajlar: 1518

MesajTarih: Pzr Hzr 21, 2009 3:44 pm    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Gönder

arkadaslar benım sızlere bır sorum olacak bu hafta eskısehıre geldım babamın aracıyla ve yolda sunu gozlemledım babamın aracında bayır asagı aracı 5.vıtese takıp saldıgımda arac kendını kasmadan yola devam edıyo bunu benım tıpoyla aynı sekılde yapıyorum her zaman ancak araba kendını cok fena kasıyo frenlıyo dırek km dusuyo kompresor frenınden kaynaklandıgı kesın ancak bukadarda kompresor frenının olması normalmı ıyı motorlarda bu tarz kompresor frenı olur derler dogrudur fakat babamın aracı 2006 model seat cordoba tdı ve 28 000 km de buda benım aklımı karıstırdı ve bırtek babamın aracında degılde bı kac aracda daha denedım sonuc yıne benım aracımdakı gıbı degıldı acaba bunun nedenı ne olabılır sızce kampanalar ve frenler surtuyo desem bellı bı zaman sonra bunlar yanmaya baslar nedenı bu degıl pekı ozaman nedendır bu Wink

_________________
Biz dogrudan dogruya millet severiz ve Türk milliyetçisiyiz. Cumhuriyetimizin dayanagi Türk toplulugudur. Bu toplulugun fertleri ne kadar Türk kültürüyle dolu olursa o topluluga dayanan cumhuriyet de o kadar kuvvetli olur
MUSTAFA KEMAL ATATÜRK....
Başa dön
Kullanıcının profilini görüntüle Özel mesaj gönder
transitcheck
çavuş
çavuş


Kayıt: 30 Ağu 2008
Mesajlar: 336

MesajTarih: Pzr Hzr 21, 2009 5:39 pm    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Gönder

Jön Türk benim bildiğim yeni sistem yakıt püskürtmeli motorlarda araba yokuş aşağı giderken ve gaza basmazken yakıt tüketimini azaltmaki için gazı kesebiliyor. herhangi bir güç üretme olmadığı için motorun kompresyon yapmaması bana mantıklı geliyor. Belki vites küçültürsen kompresonu daha fazla hissedersin. Sonuçta cordobanın 5 vites kompresyonu daha yüksek hızlarda kendini gösterecektir. Sadece böyle bir çıkarım yaptım. Doğru da olmayabilir.
Başa dön
Kullanıcının profilini görüntüle Özel mesaj gönder
JÖN_TÜRK
binbaşı
binbaşı


Kayıt: 26 Eyl 2008
Mesajlar: 1518

MesajTarih: Pzr Hzr 21, 2009 7:16 pm    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Gönder

yok hocam onla bı alakası yok aynı benım aracım gıbı olan bı tıpoylada denedım ama sonuc yıne aynı olmadı hatta 2 tane tıpoyla denedım ama benım arabadakı olay onlarda olmadı kısacası senın dedıgın konu ımkansız bırsey

_________________
Biz dogrudan dogruya millet severiz ve Türk milliyetçisiyiz. Cumhuriyetimizin dayanagi Türk toplulugudur. Bu toplulugun fertleri ne kadar Türk kültürüyle dolu olursa o topluluga dayanan cumhuriyet de o kadar kuvvetli olur
MUSTAFA KEMAL ATATÜRK....
Başa dön
Kullanıcının profilini görüntüle Özel mesaj gönder
transitcheck
çavuş
çavuş


Kayıt: 30 Ağu 2008
Mesajlar: 336

MesajTarih: Pzr Hzr 21, 2009 11:15 pm    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Gönder

dediğim gibi eldeki az bilgiyle düşündüm bu çıktı. sorunun frenlerde olması pek ihtimal dahilinde değil. yoksa arabanın çekişinde bariz bir azalma hissedersin. vits kutusuyla ilgili bir sorun olabilir. sürtünme ya da yağlamayla ilgili bir sorun olur.

Ama yeni teknoloji arabalarda yakıt kesme olayı var onu belirteyim.

Şimdi benim bir problemim oluştu bugün. Wink

Dün yazmıştım arabanın içine kediler girdi diye. sağolsunlar radyatörden gelip kaloriferlere giden hortumu delmişler. arabayı stop ediyorum. tısssss diye bir ses geliyor. ama ses aşağıdan geliyor. hiç aklıma gelmedi kalorifer hortumu olacağı. dedim herhalde bu kediler ya fren hidrolik hortumunu ya da başka bir şeyi deldiler. biraz önce eve gelmeden önce arabayı düzlükte yüksek devirli kullandım. bir baktım hararet 120 olmuş. tıss seside tıSSSSSS şeklinde motor çalışırken bile duyabiliyorum artık. eve geldim motoru stop etmeden, kaputu açtım. el feneriyle bir baktım kalorifer hortumundan su fışkırıyor. radyatöre 5 lt su ekledim. az daha motoru yiyecektik. motor harareti düzelene kadar çalıştı. ben de yavaş yavaş su ekledim. yarın tamir bandıyla delikleri kapatayım. ama boruların değişmesi gerek. iyice kurumuşlar.
Başa dön
Kullanıcının profilini görüntüle Özel mesaj gönder
magday
er
er


Kayıt: 25 Ağu 2008
Mesajlar: 174

MesajTarih: Pts Hzr 22, 2009 8:33 am    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Gönder

jön türk arkadaşım senin dediğin benim arabadada yok rampa aşağı ayağımı gazdan çektimmi gidiyor sen birde şöyle dene bakalım rampa aşağı diderken boşa al arabanın akışına bak bakalım ondan sonra sonuca göre bi değerlendirme yaparsın
Başa dön
Kullanıcının profilini görüntüle Özel mesaj gönder
JÖN_TÜRK
binbaşı
binbaşı


Kayıt: 26 Eyl 2008
Mesajlar: 1518

MesajTarih: Sal Hzr 23, 2009 2:22 am    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Gönder

rampa asagı bosa aldıgımda gıdıyo tutulmuyo araba bu baska bır olaydan kaynaklanıyo belkıde bır sorun degıldır bu olabılır bırseyde olabılır mumkundur

_________________
Biz dogrudan dogruya millet severiz ve Türk milliyetçisiyiz. Cumhuriyetimizin dayanagi Türk toplulugudur. Bu toplulugun fertleri ne kadar Türk kültürüyle dolu olursa o topluluga dayanan cumhuriyet de o kadar kuvvetli olur
MUSTAFA KEMAL ATATÜRK....
Başa dön
Kullanıcının profilini görüntüle Özel mesaj gönder
magday
er
er


Kayıt: 25 Ağu 2008
Mesajlar: 174

MesajTarih: Sal Hzr 23, 2009 7:45 pm    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Gönder

sıkıntın sadece oysa kafana takma gitsin boşverr
Başa dön
Kullanıcının profilini görüntüle Özel mesaj gönder
JÖN_TÜRK
binbaşı
binbaşı


Kayıt: 26 Eyl 2008
Mesajlar: 1518

MesajTarih: Çrş Hzr 24, 2009 2:15 am    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Gönder

ya takma degıl aga sonucda herseyını bılmek lazım aracın neyı var neyı yok cunku bu sene yaz tatılıne cıkıcam bınlerce km yol yapıcam oyuzden en ınce ayrıntısına kadar bılmem gereklı

_________________
Biz dogrudan dogruya millet severiz ve Türk milliyetçisiyiz. Cumhuriyetimizin dayanagi Türk toplulugudur. Bu toplulugun fertleri ne kadar Türk kültürüyle dolu olursa o topluluga dayanan cumhuriyet de o kadar kuvvetli olur
MUSTAFA KEMAL ATATÜRK....
Başa dön
Kullanıcının profilini görüntüle Özel mesaj gönder
transitcheck
çavuş
çavuş


Kayıt: 30 Ağu 2008
Mesajlar: 336

MesajTarih: Çrş Hzr 24, 2009 12:17 pm    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Gönder

JÖN_TÜRK yazmış:
ya takma degıl aga sonucda herseyını bılmek lazım aracın neyı var neyı yok cunku bu sene yaz tatılıne cıkıcam bınlerce km yol yapıcam oyuzden en ınce ayrıntısına kadar bılmem gereklı

ok ok ok
Başa dön
Kullanıcının profilini görüntüle Özel mesaj gönder
transitcheck
çavuş
çavuş


Kayıt: 30 Ağu 2008
Mesajlar: 336

MesajTarih: Çrş Hzr 24, 2009 9:51 pm    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Gönder

Dün kedilerin kalorifer hortumunu delmesi sonucu motoru büyük bir olaydan kurtardık. Conta filan yakabilirdi. Zira hararet 120 dereceyi gördü. Kalorifer hortumları bayağı eskimişti, o yüzden hem giriş hem çıkışı değiştirdim. Yalnız biraz işim vardı, o yüzden motor sıcakken değiştirmek zorunda kaldım. Birkaç yer su topladı ama iyiyim. Tipoların orjinal kelepçeleri tek kullanımlık mıdır nedir açamadım bir türlü. Eski hortumun kelepçelerini taktım. Taktıktan sonra suyunu tamamladım. Yalnız bundan sonra arabanın rölantisi düştü. Gaz ayarını biraz açınca araba eskisinden iyi oldu. Daha önce araba ikinci seferde marş alıyordu. Şimdi hemen alıyor. Çekişi, harareti gayet iyi durumda.
Tabi bu düzelmelere karşın illa bir sorun çıkacak ya tam arkadaşlaa akşam yemeğine gidecekken marş dinamosu yine sapıttı. Yarın farz oldu artık söküp kontrol edeceğim.
Başa dön
Kullanıcının profilini görüntüle Özel mesaj gönder
transitcheck
çavuş
çavuş


Kayıt: 30 Ağu 2008
Mesajlar: 336

MesajTarih: Cum Hzr 26, 2009 8:40 pm    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Gönder

Bu tipoların fabrika çıkışlı üst contadan yağ sızdırma sorunu var. Daha önce Jöntürk yazmıştı. Tipolar üst kapakta yağı fazla(uzun süre) tuttukları için yağ sızdırma problemi oluşuyormuş. Bunun çözümü ise; silindir üst kapağı sökülüp bir delik açılacakmış. Uğraşmaya değer mi, bence değmez ama bilgilendireyim dedim. Bugün gittiğim yerde başka bir usta geldi onunla konuştuk.

Ayrıca daha önce bu hangi yağ kullanıyorsunuz mevzusu konuşulmuştu. Ya da başka bir forumda okumuştum. Yeni teknoloji yağ kullanıldığı zaman bizim arabalarda eksiltme yapıyormuş. Ayrıca 15-40 yap kullanılmasını öneren bir ustayla ilgili birşey okumuştum. 20-50 orjinal yağının kullanılması doğrusuymuş. Bunların hepsini ustanın ağzından aktarıyorum. İşini bilen birisi izlenimi verdi bende.
Başa dön
Kullanıcının profilini görüntüle Özel mesaj gönder
Önceki mesajları göster:   
Yeni başlık gönder   Başlığa cevap gönder    Tipo - Tempra Sevenlerin Forumu Forum Ana Sayfa -> MOTOR AKSAMI Tüm zamanlar GMT +2 Saat
Sayfaya git 1, 2, 3, 4  Sonraki
1. sayfa (Toplam 4 sayfa)

 
Geçiş Yap:  
Bu forumda yeni başlıklar açamazsınız
Bu forumdaki başlıklara cevap veremezsiniz
Bu forumdaki mesajlarınızı değiştiremezsiniz
Bu forumdaki mesajlarınızı silemezsiniz
Bu forumdaki anketlerde oy kullanamazsınız



Powered by phpBB © 2001, 2002 phpBB Group
subRed style by ktauber
Türkçe Çeviri: phpBB Turkey & Erdem Çorapçıoğlu

Abuse - Report Abuse - TOS & Privacy.
Powered by forumup.com forum gratis free, create open your free forum! Created by Hyarbor & Qooqoa - Auto ICRA

Page generation time: 0.244